1923-1924 Sezonu.
Bir sezon önce, Fenerbahçe gol dahi yemeden şampiyon…
7 tane milli oyuncusu var…
Federasyon Başkanı, Galatasaray Lisesi mezunu ve bir dönem Galatasaray’a Başkanlık yapmış olan Yusuf Ziya Öniş…
Sezon öncesi, Fenerbahçe’nin çok kuvvetli olduğunu düşünen diğer takımlar, lig yerine tek maçlık eleme usulüne dayalı turnuva düzenlemeye karar veriyorlar.
Amaç hani olur da, Fenerbahçe bir yerde takılır yenilir ve elenir.
Fenerbahçe, ilk maçında Kasımpaşa’yı 10-0 ile geçer.
İkinci maç Beylerbeyi 5-0.
Çeyrek Final’de rakip, Galatasaray.
Kazanan Beşiktaş’ın Yarı-Finalde rakibi olacak.
Maçın Hakemi Haçopulo Bey.
Maçın Futbol Heyeti Başkanı ise Beşiktaş’lı Şeref Bey…
Şeref Bey yarı finaldeki rakiplerinin Galatasaray olmasını ve maçı Galatasaray’ın kazanmasını istiyor, çünkü Fenerbahçe çok kuvvetli.
Maç başlıyor, Galatasaray normal şartlarda yenmesi mümkün olmayan Fenerbahçe’yi yenebilmek için her türlü sertliği uyguluyor, her türlü sataşmayı yapıyor.
Maçın son yarım dakikasına taraflar 2-2 giriyor.
Maçın normal süresi 2-2- biterse maç uzayacak ve uzarsa Fenerbahçe yenecek, çünkü sürekli bastırıyor.
Fenerbahçe Galatasaray kalesine atak yaparken, birden saha karışıyor, Fenerbahçe Kalesinin önünde kavga çıkıyor ve halk sahaya iniyor. Olaylar yatıştırılamıyor ve maç yarım kalıyor.
Maç sonunda Federasyon Başkanı Yusuf Ziya Öniş, “Fenerbahçe alehine penaltı vermen lazımdı” diye söyleyince Hakem Haçopulo “Niçin”diye soruyor..
Maçın Hakemi Haçopulo, raporunu yazıyor. “Raporda Fenerbahçe kalesi önünde ne olduğunu görmediğini, o sırada Fenerbahçe atak yaptığından dolayı Galatasaray kalesi önünde olduğunu belirterek, maçın kaldığı yerden devam edeceğini ve son yarım dakikanın oynanacağını, müsabaka bu sonuçla biterse de, uzatmanın oynanacağını raporunda belirtiyor.
Rapora rağmen, maçın oynanacağı günden bir gün önce, Şeref Bey, Hakem Haçopulo’yu arıyor.
Şeref Bey -“Kalan yarım dakikalık kısma Fenerbahçe alehine penaltı attırarak başlayacaksın. Maçtan önce Zeki’ye söyle sizin kaleye penaltı çektireceğim de”
Haçopula- “Nasıl olur Şeref Bey, ben raporumda Penaltıdan bahsetmedim. Bana kararını neden değiştirdin derse ne derim”
-Şeref Bey” Yanlış ve noksan yazmışım” dersin.
-Haçopula “Bunu yapamam çok ayıp olur”
-Şeref Bey “Yapacaksın, yapman lazım, Fenerbahçe kalecisi Şekip, rakibine tokat attı, bundan iyi penaltı mı olur”
-Haçopula “ Ben tokat görmedim, Necip de görmemiş (Necip gözlemci)
-Şeref Bey “Bana bak Şekip Muhlis’e tokat attı, bu bir penaltıdır. Sen ne biçim hakemsin”
-Haçopula “Yapmayacağım Şeref Bey”
-Şeref Bey “ İnat etme, senne korkak bir hakemmişsin, bu taktirde senin hakemliğini bitireceğiz diskalifiye edeceğiz”
-Haçopula “Peki elimden geleni yapacağım”
-Şeref Bey “Bu görüşmeden kimsenin haberi olmayacak, birbirimizle hiçbir temasımız olmadı sonra fena olur”
-Haçopula “Tamam Şeref Bey”
Telefon kapanır…Fakat kaderin cilvesine bakar mısınız ki, Fenerbahçe Yönetim kurulu üyesi Ali Naci Karacan (Milliyet Gazetesinin kurucusudur) aynı anda Şeref Bey’i telefonla aramış ve santraldeki bir tel takılması neticesinde bütün konuşma Fenerbahçeliler tarafından dinlenmiştir.
Haçopula maç öncesinde Fenerbahçe’den Zeki ve Galatasaray’dan Aslan Nihat’ı çağırarak maça Galatasaray lehine penaltı vuruşu ile başlayacağını söyler.
Fenerbahçeliler sorar “Nerden çıktı şimdi böyle bi şey”
Haçopula “ Raporu noksan yazmışım” der.
Sinirlenen Fenerbahçeliler Şeref Bey’den talimat aldığını ve telefonu tesadüfen dinlediklerini yüzüne çarpınca, rengi kül rengin dönen Şeref Bey “Efendim aslında Haçopula beni aradı, talimatlara göre penaltı vermesi gerektiğini söyledi, ben de kendisine talimatname ne gerektiriyorsa onu yap dedim” der.
Galatasaray sahaya çıkar, Fenerbahçe ise sadece 7 kişiyle orta sahada beklemektedir.
Galatasaraylı oyuncu Mithat topu penaltı noktasına yerleştirir ve Haçopula’nın düdüğüyle boş olan Fenerbahçe kalesine topu yuvarlar.
Fenerbahçeli seyirciler ne olduğunu anlamaz, maç sonrası çok büyük olaylar yaşanır.
Hakem Haçopula askeri kışlaya sığınır ve ancak gece yarısı Taksim’den kaçabilir.
Maçtan sonra 21.Ağustos.1924 günü Akşam Gazetesi şunları yazar.
“Dün Taksim Stadyumunda, Futbol Federasyonu ve memleketimizde futbol adına en hafif tabiriyle büyük bir rezalet yaşanmıştır. Futbolda karar mevkiinde bulunanların aynı zamanda Fenerbahçe’nin rakibi olmaları, memleketin en yüksek ve en temiz kulübünün hakkının göz göre göre ayaklar altına alınarak çiğnenmesine neden olmuştur. Adiliğin bu derecesine düşmek zilleti önünde insanların tüyleri diken diken olmaktadır”.
Sportmenlik adına dün kalbimizi dolduran nefreti tarif etmek imkânsızdır. Hakeme ve Futbolun hâkimlerine en güzel cevabı, memleketin tek hakimi olan millet “Yuha” sözleriyle zaten vermiştir.”
Yarı Final maç planlandığı gibi Beşiktaş’ın Galatasaray önündeki 2-0’lık galibiyeti ile biter.
Kaderin cilvesine bakın ki, bütün bu planlardan sonra finalde Genç Harbiye’nin karşısına çıkan Beşiktaş, Harbiye’ye 3-0 yenilir.
Yani Fenerbahçe’ye reva görülen bu haksızlık kimseye bir fayda getirmemiştir.
Fenerbahçe cephesinde ise, kıymetli bir sürü oyuncu futboldan iğrenerek futbola veda etmiştir.
Fenerbahçe 1924-1925 sezonunda ligden çekildi ve dağılan kadrodan sonra yeniden kurulan takımıyla ancak 1929-1930 senesinde şampiyon olamadı.
Fenerbahçe’ye yapılan bu haksızlık onun en iyi durumdayken, futboldan kopmasına, futbolcularının ayrılmasına ve 6 senesine mal oldu.
O zaman da konu Başbakan’a kadar gitti.
Yahu hakemi unuttuk, Hakem Haçopula maçtan sonra, utancından ve halkan gelen baskılara dayanamamış ve Türkiye’yi terk ederek Yunanistan’a yerleşmiş.
Uzun lafın kısası;
Tapeler, Başbakanlar, Hakem Raporlarına itibar etmemeler, Kulüp Başkanları, Jurnalciler hepsi bu hikâyede de var…
Herman Hesse’nin “siddharta”kitabında Bilge Vasudeva bi gün sorar.
“Hep aynı şeyler oluyor, farkında mısın” diye…
Maalesef hep aynı şeyler oluyor.
Fenerbahçe çok kuvvetli olduğunda Fenerbahçe’ye karşı oyunlar oynanıyor.
Ama merak etmeyin, bize bu oyunu oynayanlar,
Sonunda ülkeden defolup gidiyor…
Çubuklu Kalın
Mehmet Doğan
Not: Bu olay sonrasında düzenlenen Maarif Kupasını ve Galatasaray’lı Aslan Nihat’ın Fenerbahçe Spor Kulübünden dilediği özürü http://ekpirotik.tumblr.com/post/2510615790/aslan-olmak-oyle-kolay-degil linkinde bulunan geçmiş tarihli bir yazıdan okuyabilirsiniz.